Bahar geldiğinde ne hissedersiniz?
20/4/2008 -Kategori: HABERLER
Cüneyt ÜLSEVER
Bahar geldiğinde ne hissedersiniz?
Her mevsim bende farklı duygular ve ruh hali uyandırır. Sonbaharda hüzünlenmeye başlarım. Zaten hazana hüzün yakışır. Kışın içime kapanırım, kendimi bir kedi gibi tek başına ve uyuşuk hissederim. Yazın dışa dönük olurum. Hep evin dışında, bahçelerde yaşamak isterim. İlkbahar ise kedinin uyanma ve içindeki uyuşukluğu atma zamanıdır.
Isınan hava, uzayan gündüz, parlak gökyüzü ve nihayet kış uykusundan kalkan tabiat, uyanır uyanmaz giyindiği yeni kıyafetler, çiçeklerin renk cümbüşü, yeşil yaprakların taze kokusu sizi alır başka bir aleme götürür.
Bahara aşk yakışır!
Isınan hava ile kan vücudunuzda daha hızlı akmaya başlar. Sanki her yerinizden adrenalin fışkırır. Belki de havaya insana zevk ve keyif veren endorfin burcu burcu yayılır.
Endorfin nasıl kokar bilmiyorum ama vücudunuza bir kere girdiği zaman insanı kapı gıcırtısına bile oynattığını bilirim.
*** ***
Her bahar aşık olmak insana ağır gelir diye düşünebilirsiniz. Haklısınız!
Aşkı her bahar yeniden yaşamak mümkün değildir. İnsan kaldıramaz. Zaten, her bahar başka birine aşık olmak da aşkı hafife almaktır, aşkı ucuzlatmaktır.
Siz en iyisi aşkın kendisine aşık olun!
Zihninizde karşı-cinsten bir kişi yaratın.
Onu siz yaratacağınıza göre fiziki görünümünü, saç-göz rengini istediğiniz gibi seçebilirsiniz.
Huyunu suyunu siz tarif edersiniz.
Mesleğini siz tayin edersiniz.
Size istediğiniz şiddette aşık olur.
*** ***
Onu alın ve kırlara gidin. Şehri acele terk edin. Bunu zihninizde değil, fiziken yapın. O ise sizinle kıra zihninizde gelsin.
El ele dolaşın, katiyen "artık benim yaşım buna müsait değil!" demeyin.
O zihninizde; kimse el ele tutuştuğunuzu görmeyecek.
Etrafta insan olmadığı bir anda çayırlara uzanın ve çayırda onunla birlikte yuvarlanmaya başlayın. Bir o altta kalsın, bir siz!
Tekrar vurguluyorum. Bunu tek başınıza iken yapın. Dışarıdan bakanlar beraber yuvarlandığınızı görmeyecekler ama kocaman bir insanın tek başına çayırda yuvarlanmasını görenler olursa bunu hayra yormazlar.
Çılgınlığı herkes anlamaz.
*** ***
Beraber yuvarlanırken önce tenini, sonra saçlarını çaktırmadan koklayın. Adeta kaza ile olmuş gibi punduna getirip, yanağını öpün. Baktınız, durum iyi gidiyor, dudaklarından kiraz kopartın.
Herşey zihninizde olacak ama eğer hayal haneniz güçlü ise herşey gerçek hayatta yaşanıyormuş gibi heyecanlanacak, suratınız kızaracak, kalbiniz küt küt atacaktır.
O anda:
"İyi ki varım!" diye haykırmak isteyeceksiniz. Sizi Yaradan’a minnet duygusu ile dolacaksınız.
"Sağ ol, iyi ki beni yarattın!"
*** ***
İşte o an çevrenizdeki her şeyin O’nun tarafından yaratıldığını, en ufak bir detayın bile eksik bırakılmadığını hissedeceksiniz.
Çiçekler aynı anda açıyorlar, yapraklar aynı anda büyümeye başlıyorlar. Açan çiçek yeni bir çiçek ama geçen yıl da orada tek başına ona tıpa tıp benzeyen bir çiçek açmıştı.
Keza yapraklar da hep aynı yerde ve aynılarmış gibi birbirlerine benzeyen görüntüde açarlar!
Her şey tekrar edilir.
Bir yaprağı elinize alın, orta damarı etrafına dizilmiş yan damarlarının birbirlerine tamamen paralel olduklarını göreceksiniz. Sanki bir ressam çizmiş.
Annesinin ardından koşan kuzuya bakın, bir yıl evvel aynı günlerde aynı sahne yaşanıyordu. Sadece şimdiki anne o zaman annesinin peşinden koşan kuzu idi.
Her şey her mevsimde tekrar edildiğine göre zaman var mı?
Zaman yoksa, maşuğun sadece zihninizde olmasının ne mahzuru var?
*** ***
Bütün bunları farkedebildiğinizde tabiattaki muhteşem harmoni dikkatinizi çekecek.
Siz o harmoninin bir parçasısınız.
Zihninizdeki maşuk da harmoninin parçası.
Ortada muhteşem bir bütün var.
O hem var, hem yok!
*** ***
Aşkın kendisine aşık olmayı o saniyede çözeceksiniz.
Bir bütün var, siz o bütünün parçasısınız.
Aşık olduğunuzda bütüne ulaşıyorsunuz!
Aşkın kendisi aşk!
Her bahar ben aşka aşık olurum...