KPSS İDARE HUKUKU SORULARI (İDARİ HAKİMLİK İDARE HUKUKU)
23/4/2008 -Kategori: DERS NOTLARI
İDARE HUKUKU SORULAR
1) İdare aşağıdaki organlardan hangisinin içinde yer alır?
a) Yasama Organı b) Yürütme Organı c) Yargı Organı d) Hiçbiri
2) Aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
a) İdare Devletin yaptığı her türlü idari faaliyet anlamında kullanılır b) İdare, İdari Teşkilat anlamında kullanılır.
c) İdare,durumu vaziyeti kurtarmak anlamındadır. d)İdare,yerine göre teşkilat, yerine göre faaliyet yerine göre hem teşkilat hem de faaliyet anlamında kullanılır.
3) Aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
a) Yasama organı ile İdare arasındaki ilişki Hükümet tarafından sağlanır. b) İdare, yasama organının çıkardığı kanunları uygular.
c) İdare,Tüzük ve Yönetmelikler çıkarma yetkisine sahiptir. d) İdare, yasama organının emir ve direktiflerine uygun olarak çalışır.
4) Aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
a) İdari yargı,idarenin eylem ve işlemlerinden hak ve menfaatleri zayii olanların idareye karşı açtıkları davaları karara bağlayan Adli Yargı dışında ayrı bir yargı düzenidir
b) İcrai karar yasama organının aldığı karardır
c) İdari usuller,İdari yargı yerlerinde davaların görülmesi esnasında izlenen yargılama usulleridir
d) Re’sen icra yetkisi İdarenin Danıştay Kararlarını uygulamasıdır
5) Aşağıdakilerden hangisi yerinden yönetimin faydalarından değildir?
a) Yerinden yönetim kuruluşlarının karar organlarının halk tarafından seçilmesi b) Mahalli halkın ihtiyaçlarının tesbitinde kolaylık
c) Yerinden yönetimde karalar daha çabuk alınır d) Yerinen yönetim kuruluşları yeterli mali kaynakları kullanabilirler
6) Aşağıdakilerden hangisi yanlıştır; “Hukuk Devletinin Egemen Olabilmesi için”
a) Temel hak ve hürriyetlerin güvenlik altına alınması gerekir b) İdarenin yargısal denetime tabi olması gerekir
c) Demokratik bir rejimin bulunması gerekir d) Yasama ve yürütmenin bir elde toplanması gerekir
7) Laik devlet için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
a) Gerektiğinde devlet dine müdahale edebilir b) Devlet hiçbir şekilde din kuruluşlarına yardım edemez
c) Dini inanç ve ibadet Devlet denetimi altında yapılır d) Din ve Devlet işleri birbirinden ayrılmıştır,din devlet işlerine, devlette din işlerine karışmaz
8) Aşağıdakilerden Hukuk Devletinin gereklerindendir?
a) Kanunların Anayasaya uygunluğunun denetlenmesi b) İdarede yetki devrinde bulunulması
c) Mahalli İdare teşkilatlarının kurulmuş olması d) İdarenin Tüzük ve Yönetmelik çıkarma yetkisine sahip olması
9) Aşağıdakilerden hangisi yetki genişliği ilkesinin özelliği değildir?
a) Kullanılan yetki,merkezi iderenin tanıdığı bir yetkidir b) Verilen yetkiyi kullanan görevli merkezi idarenin bir memurudur
c) Yürütülen hizmet merkezi bir hizmettir d) Sorumluluk yetkiyi verene aittir
10) Hükümet aşağıdaki hallerin hangisinin gerçekleşmesiyle kurulmuş olur?
a) Başbakanın Bakanları seçmesiyle b) Cumhurbaşkanının bakanları atamasıyla
c) Meclisten güven oyu alınmasıyla d) Hükümetin göreve fiilen başlamasıyla
11) Hükümetin uyum içerisinde çalışabilmesi için Başbakana aşağıdaki yetkilerden hangisi tanınmıştır?
a) Başbakan,Bakanların hiyerarşik amiri seviyesine yükseltilmiştir
b) Başbakan,Bakanların görevlerine Anayasa ve Kanunlarla uygun olarak yerine getirmelerini gözetmek ve düzeltici tedbirleri almak yetkisine sahip kılınmıştır
c) Başbakan, Bakanların görevlerine son verebilme yetkisine sahiptir
d) Başbakan, sürtüşme çıkaran Bakanın bakanlığınıda üstlenme yetkisine sahip kılınmıştır
12) Aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
a) Milli Güvenlik Kurulu Anayasal bir kuruluştur b) MGK, Devletin iç ve dış güvenliği konusunda gerekli her türlü tedbiri tesbit eder
c) Milil Güvenlik Kurulu kararları tavsiye niteliğinidedir d) Milli Güvenlik Kurulu kararları bağlayıcıdır
13) Danıştay aşağıdaki görevlerden hangisini yapmaz?
a) Başbakanlıkça gönderilen Kanun Tasarıları hakkında görüş bildirmek b ) Tüzük taslaklarını incelemek
c) Cumhurbaşkanlık ve Başbakanlık tarafından gönderilen işler hakkında görüş belirtmek d) Dava açılması halinde istimlak edilen gayri menkullerin bedelini yükseltmek
14) Aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
a) Sayıştay,Başbakanlığa bağlı bir denetim organıdır b) Sayıştay, hem idari hemde yargı görevleri olan bir kuruluştur
c) Sayıştay,sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlar d) Sayıştay, denetimlerini TBMM adına yapar
15) Vali, aşağıdakilerden hangisini denetlemez?
a) İlçe,Bucak ve Köyleri b) Adli ve Askeri Teşkilatı c) Devlet Daire ve Müesseselerini d) Özel İdare ve Belediyeleri
16) Aşağıdakilerden hangisi mahalli idare birimi değildir?
a) Belediye b) Özel İdare c) Köy d) Bucak
17) Aşağıdakilerden hangisi Merkezi İdarenin Taşra teşkilatı değildir?
a) İl b) İlçe c) Bucak d) Köy
18) Aşağıdakilerden hangisi İdari İşlemin iptaline sebep teşkil etmez?
a) Yetki yönünden hukuka aykırılık b) Şekil yönünden hukuka aykırılık c) Sebep yönünden hukuka aykırılık d) İdari sözleşmeye aykırılık
19) Aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
a) Vali,İl Özel idarenin başı ve yürütme organıdır b) Vali,İl İdaresinin başı, İlde Devletin Hükümetin ve ayrı ayrı her Bakanlığın temsilcisidir
c) Vali, Kaymakamlık gibi bir meslek memurluğudur d) Vali,İl Özel İdarenin İta Amiridir
20) Aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
a) Mahalli idareler birer kamu tüzel kişisidir b) Merkezi İdarenin mahalli idareler üzerinde “İdari Vesayet” yetkisi vardır
c) Mahalli İdareler özerk kuruluşlardır d) Mahalli idarelerin kendilerinde ait bir bütçeleri yoktur
21) Aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
“Memurun Görevi ile ilgili bir suç işlemesi halinde”
a) Doğrudan doğruya C.Savcısı dava açar b) İdare doğrudan memuru Ceza Mahkemesine yollar
c) İhbar üzerine İdare Mahkemeleri yargılar d) Memurun yargılanabilmesi için Memurun Muhakematı Kanununa göre luzumu Muhakeme kararı verilmesi gerekir
22) Aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
a) Özel hukuk sözleşmelerinde taraflar arasında eşitlik yoktur b) Özel Hukuk sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar Danıştayda giderilir
c) İdari sözleşmelerde taraflardan birinin idare olması şart değildir d) İdari sözleşmede taraflardan biri olan idareye bazı üstünlükler tanınmıştır
23) Osmanlı Devletinde ilk kez hangi belge ile Mahkemelerin Bağımsızlığı ve Yargıç Güvenliği ilkeleri getilmiştir?
a) Ferman-ı Adalet b) Gülhane Hattı c) Islahat Fermanı d) Sened-I İttifak
24) ”Meşrutiyet döneminde,1876 Anayasasına göre Meclisin toplantı halinde bulunmadığı zamanlarda Hükümet................ adıyla Yasama faaiyetlerinde bulunabiliyordu,bunlar Yasaya eşit metinlerdi”
Boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
a) Nizamname b) Asar-ı Atika c) Memurin Muhakematı d) Kanunu Muvakkat
25) Aşağıdakilerden hangisi kanuna denk değilidir?
a) Kanunu Muvakkat b) Uluslararası anlaşmalar c) Kararnameler d) Meclis İç Tüzükleri
26) Memurlar tarafından rüşvet,zimmet ve kaçakçılık gibi suçların işlenmesi halinde hangi yasa hükümleri uygulanır?
a) Genel Hükümler b) Memurun Muhakematı Kanunu c) 3628 sayılı yasa hükümleri d) Ceza Kanunu Hükümleri
27) Aşağıdakilerden hangisi Belediye Başkanlığında düşme sebeblerinden değildir?
a) Seçilme yeterliliğini kaybetme b) Görevini kötüye kullanmaktan tutuklanma
c) Meclisi Belediye Başkanı hakkında yetersizlik Kararı vermesi d) Herhangi bir suçtan 6 ay hüküm giyme
28) Devlet Memurları Kanununda istihdam şekli sıralaması aşağıdakilerden hangisidir?
a) Memur,yardımcı hizmetli,işçi,sözleşmeli personel b) Memur,geçici personel ve sözleşmeli personel
c) Memur,geçici personel,sözleşmeli personel ve işçi d) Memur,sözleşmeli personel,geçici personel ve işçi
29) Devlet Memurları Kanununda öngörülen hizmet sınıfları içinde aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
a) Emniyet Hizmetleri Sınıfı b) Avukatlık Hizmetleri Sınıfı c) Milli Savunma Hizmetleri Sınıfı d) Teknik Hizmetler Sınıfı
30) Takisrli Suçlar hariç hangi cezaya çarptırılanlar devlet memuru olamazlar?
a) Ağır hapis ve 6 aydan fazla cezaya çarptırılanlar b) Ağır para cezasına çarptırılanlar
c) Ağır hapis veya 3 ay hapis cezası d) Başbakanlığın açtığı manevi tazminat davası
31) Devlet Memurlarının sahip olduğu genel haklar arasında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
a) Güvenlik hakkı b) Emeklilik hakkı c) Müracaat ve şikayet hakkı d) Sözleşme hakkı
32) Bir ildeki günlük çalışmaların başlama ve bitme saatlerini kim belirler?
a) Bölge Çalışma Müdürü b) Vali c) Devlet Personel Dairesi d) Her kurumun en üst yöneticisi
33) Devlet Memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
a) Siyasi Partiye girmek b) Yetki almadan gizli belgeleri açıklamak
c) Usulsüz müracaat ve şikayette bulunmak d) Özürsüz olarak bir yılda 30 gün işe gelmemek
34) Gerekli görülen hallerde ihtiyati bir tedbir alınması gerektiğinde görevden uzaklaştırmaya aşağıdaki makamlardan hangisi yetkili değildir?
a) Atamaya yetkili amir b) Genel Müdürlük Müfettişleri c) Yüksek Disiplin Kurulu d) Valiler ve Kaymakamlar
35) Aşağıdakilerden hangisi Memurun Muhakematı Hakkında Kanuna göre yargılama işleminin yapılabilmesi için şart değildir?
a) Kişinin memur olması b) Mağdurun memur olması c) Memurun suç işlemesi d) Suçun görevden doğması
36) Anayasaya göre Yüksek İdare Mahkemesi,danışma ve inceleme mercii aşağıdakilerden hangisidir?
a) Danıştay b) Yargıtay c) Sayıştay d) Anayasa Mahkemesi
37) İdare Mahkemelerinin tek yargıçla verdiği karalara itiraz mercii neresidir?
a) Yargıtay b) Danıştay c) Sayıştay d) Bölge İdare Mahkemesi
38) Memura görevinde daha dikkatli davranması gerektiğinin yazı ile bildirilmesine ne denir?
a) Aylıktan kesme b) Kınama c) Uyarma d) Meslekten Çıkarma
39) İl İdare Kurulunda aşağıdakilerden hangisi bulunmaz?
a) Vali b) Defterdar c) Emniyet Müdürü d) Milli Eğitim Müdürü
40) Memurun Muhakematı Hakkında Kanun,aşağıdaki suçlardan hangisinde uygulanmaz?
a) Suç delillerini yok etmek b) Görevi İhmal c) Vazifeyi Suistimal d) Zimmet
41) Tüzükler hangi organın incelemesinden geçer?
a) Danıştay b) Yargıtay c) Sayıştay d) Anayasa Mahkemesi
42) Aşağıdakilerden hangisi Cumhurbaşkanının görevlerinden değilidir?
a) Kanununları görüşmek üzere Meclise göndermek b) Anayasa değişikliklerini gerekli gördüğünde halk oyuna sunmak
c) Bakanlar Kuruluna Başkanlık etmek d) Anayasa Mahkemesine iptal davası açmak
43) Kanun Hükmünde Kararnamenin yargısal denetimini hangi kuruluş yapar?
a) Anayasa Mahkemesi b) TBMM c) Yargıtay d) Danıştay
44) Aşağıdakilerden hangisi devlet memurunun görevlerinden değilidir?
a) Yasalara saygılı olmak b) Tarafsızlık c) Liyakatli olmak d) Amirin emrine itaat
45) İl Teşkilatının yönetiminide görev almayan organ hangisidir?
a) Vali b) İl İdare Şube Başkanları c) İl İdare Kurulu d) İl Disiplin Kurulu
46) Devlet Memuruluğuna alınacak olanlarda aranmayan genel koşul hangisidir?
a) Türk vatandaşı olmak b) Askerliğini yapmış olmak
c) Kamu hizmetlerinden ve haklarından mahrum olmamak d) En az ortaokul mezunu olmak
47) Aynı Belediye ve Köy sınırları içinde devlet memuruluğuna atanan Devlet Memuruları kaç iş günü içinde göreve başlamak zorundadırlar?
a) 1 iş günü b) 3 iş günü c) 10 iş günü d) 15 iş günü
48) Devlet Memuruları aşağıdaki hangi yasaklara uymak zorundadırlar?
a) Birlikte çekilme yasağına b) Grev yasağına c) Ticaret yasağına d) Hepsi
49) Bir idari makamın yaptığı işlem veya eylemi geri alması, muhtevasını değiştirmesi veyahut yürütmeyi durdurması için yapılan müracaata ne denir?
a) Hiyerarşik Müracaat b) Doğrudan doğruya müracaat c) İdari vesayet makamına müracaat d) Kanuni müracaat
50) Aşağıdaki hallerden hangisinde Devlet Memuruluğu sona erer?
a) Çekilme b) Emeklilik c) Şartlarda eksiklik d) Hepsi
51) Aşağıdaki yardınlardan hangisi T.C Emekli Sandığı vasıtasıyla alınabilir?
a) Emekli Aylığı b) Malullük aylığı c) Ölüm yardımı d) Hepsi
52) Personel ile ilgili yönetmelikler hangi makamın onayı ile yürürlüğe girer?
a) Cumhurbaşkanı b) Bakanlar Kurulu c) TBMM d) Başbakanlık
53) Aşağıdaki cezalardan hangisine yargı yolu kapalıdır?
a) Aylık kesimi b) Uyarma,kınama c) Terfiinin gecikmesi d) Memuriyetten çıkarma
54) İdare kavramı bazen bir teşkilatı bazende bir faaliyeti anlatmaktadır.İdari Teşkilattan kasıt nedir?
a) Merkezi İdare b) Kamu Kuruluşları c) Belediyeler d) Hepsi
55) Görevden uzaklaştırılan memur hakkında kaç iş günü içerisinde soruşturmaya başlanır?
a) 10 iş günü b) 15 iş günü c) 25 iş günü d) 30 iş günü
56) Taksirli suçlardan ne kadar ceza alanların memuriyeti sona erdirilir?
a) 6 ay b) 1 yıl c) 2 yıl d) Hiçbiri
57) Devlet Memurlarının maazeret izni kaç gündür?
a) 10 gün b) 5 gün c) 7 gün d) 15 gün
58) Kanunen geçerli bir işlemde baş asli unsurların bulunması gerekir.Bunlar aşağıdakilerden hangisidir?
a) Yetki,şekil,sebep,konu,amaç b) Görev,metin,niçin,nasıl,ne zaman c) Makam,memur,yazı,imza,mühür d) Mahkeme,savcı,sanık,tanık,avukat
59) Uyuşmazlık Mahkemesi başkanlığını aşağıdakilerden hangisi yerine getirir?
a) Anayasa Mahkemesi üyelerinden biri b) Hakimler ve Savcılara Yüksek Kurulu üyelerinden biri
c) Uyuşmazlık Mahkemesi üyelerinden en kıdemli olanı d) TBMM Adalet divanı üyelerinden biri
60) Kamu görevlileri aşağıdaki hallerden hangisinde emeklilik haklarını kaybederler?
a) Türk vatandaşlığından çıkarılanlar b) Yabancı bir devletin uyruğuna girenler
c) Hükümetten izin almadan yabancı memleketlerde görev kabul edenler d) Hepsi
61) Emekli aylığının hesaplanmasında aşağıdakilerden hangisi göz önünde tutulmaz?
a) Katsayı b) Hizmet c) Yaş d) Gösterge
62) Tüzüklerin iptali için hangi merciye dava açılır?
a) Danıştaya b) Anayasa Mahkemesine c) Sayıştaya d) Uyuşmazlık Mahkemesine
63) Kanun yararına temyiz yoluna kim başvurabilir?
a) Danıştay Başkanı b) Danıştay Başsavcısı c) İdare Mahkemesi Başkanı d) Danıştay Kanun Sözcüsü
64) Aşağıdakilerden hangisi Memurun Muhakematı Hakkındaki Kanuna göre karar vermeye yetkili değilidir?
a) İl İdare Kurulu b) İdare Mahkemesi c) İlçe İdare Kurulu d) Danıştay 2.Dairesi
65) 65.İdarenin taktir yetkisini kullanırken uymak zorunda olduğu ilke hangisidir?
a) İdare Kanunların koyduğu sınırlar içinde kullanmalıdır b) Eşitlik ilkesine önem vermelidir
c) Taktir yetkisi kamu yararı için kullanılmalıdır d) Hepsi
66) Aşağıdakilerden hangisi yürütmenin Hükümet İşlevi ile ilgilidir?
a) Ceza evlerinin bakımı ve ıslahı b) Kamu düzenini sağlamaya yönelik kolluk görevlilerinin adli ve idari bir takım yetkilerinin arttırılması
c) Milli Güvenliğin sağlanması konusunda gerekli politikaların saptanması d) Demiryolu taşımacılığına ilişkin olarak ücret tesbiti yapılması
67) Aşağıdakilerden hangisi Hukuk Devleti ilkesinden değilidir?
a) Kuvvetler Ayrılığı b) Kanuni idare c) Parlementer Hükümet Sistemi d) Yargısal denetim
68) Genel Yönetimin taşra kuruluşları arasında bulunan yüksek kamu görevlilerine belli konularda kendiliğinden karar alma ve uygulama yetkisi aşağıdakilerden hangi kavramın tanımıdır?
a) Yerel Yönetim b) Hizmetsel Yönetim c) İmza Yetkisi d) Yetki Genişliği
69) Aşağıdakilerden hangisi idarenin düzenleyici işlemlerinden biri değilidir?
a) İçtihadı birleştirme kararı b) Kaide Kararnameler c) Nizamnameler d) Yönetmelikler
70) Aşağıdakilerden hangisi yerinden yönetimin özelliklerinden değilidir?
a) Tüzel Kişilikleri vardır b) Bütçeleri genel bütçeye dahildir c) Merkezin vesayet denetimi altındadırlar d) Özerkliğe sahiptirler
71) Aşağıdakilerden hangisi kamu mallarının özelliklerinden biri değilidir?
a) Kamu malları satılamaz b) Haciz edilemez c) Vergi gibi yükümlülükleri yoktur d) Zaman aşımı ile sahip olunabilirler
72) Aşağıdakilerden hangisi İdare Hukukunda boşluk doldurma yöntemlerinden biri değildir?
a) Kıyas b) Yürülükten kaldırılmış bir yasayı yeniden yorumlayıp uygulama c) Hukukun genel ilkelerinden faydalanma d) Yeni kural koyma
73) Aşağıdakilerden hangisi Milli Güvenlik Kurulunun üyelinden biri değildir?
a) Adalet Bakanı b) Milli Savunma Bakanı c) İçişleri Bakanı d) Dışişleri Bakanı
74) Devlet Denetleme Kurulu kime bağlı olarak çalışır?
a) Başbakana b) Bakanlar Kuruluna c) Cumhurbaşkanına d) Genelkurmay Başkanına
75) Vali,
a) Devletin Temsilcisidir b) Hükümetin Temsilcisidir c) Devletin ve Hükümetin Temsilcisidir d) Hiçbiri
76) Aşağıdakilerden hangisi ilçe yönetim kurulu üyelerinden biri değildir?
a) Yazı İşleri Müdürü b) Sağlık Ocağı Hekimi c) Milli Eğitim Müdürü d) Hiçbiri
77) İl Daimi Encümen üyeleri İl Genel Meclisi üyeleri arasından kaç yıllığına seçilir?
a) 1 b) 2 c) 3 d) 4
78) Belediye Meclisince kabul edilen Belediye bütçesi en büyük Mülki Amir tarafından ne kadar süre içinde hazırlanır?
a) 1 hafta b) 2 hafta c) 20 gün d) 30 gün
79) Köyün isteğine bağlı işlerin zorunlu hale getirilmesine hangi mercii karar verir?
a) Köy İhtiyar Meclisi b) Köy Muhtarı c) Köy Derneği d) Köyün bağlı olduğu Mülki Amir
80) İdari kararlar hangi yolla ortadan kalkmaz?
a) Yargı b) Belli bir sürenin geçmesi c) İşlemi yapan makamın geri alma iradesi d) İlgilinin istemiyle
81) Aşağıdakilerden hangisi Devlet Memuruları Kanununda öngörülen sınıflardan değildir?
a) Avukatlık Hizmetleri Sınıfı b) Yardımcı Hizmetliler Sınıfı c) Yerel Yönetim Hizmetleri Sınıfı d) Teknik Hizmetliler Sınıfı
82) Devlet Memurları bulundukları yerde göreve atanmaları halinde,atama emrinin kendilerine duyurulmasından itibaren ne kadar süre içinde göreve başlamak zorundadırlar?
a) 24 saat b) 48 saat c) 1 hafta d) 15 gün
83) İki kez üst üste olumsuz sicil alan memur;
a) Memurlukla ilişiği kesilir b) Disiplin cezası verilir c) Üçüncü bir sicil amirinin yanına atanır d) Hiçbiri
84) Aşağıdakilerden hangisi kamu mallarının özelliklerinden biri değildir?
a) Kamu malları kamulaştırılamaz b) Kamu mallarına zaman aşımı ile sahip olunamaz
c) Kamu mallarının hepsinin tapu kütüğüne yazılması gerekir d) Kamu malları vergiden muaf tutulmuşlardır
85) Aşağıdakilerden hangisi Mahalli idarelerden değilidir?
a) İlçe b) İl Özel İdaresi c) Belediye d) Köy
86) Aşağıdakilerden hangisi yönetim hukukunun özelliklerinden biri değildir?
a) Dağınık bir hukuk dalıdır b) Bir içtihad hukukudur c) Eskiden beri var olan yani eski bir hukuk dalıdır d) Taraflar arasında eşitsizlik vardır
87) Aşağıdakilerden hangisi merkezden yönetimin faydalarından değilidir?
a) Devlet yönetiminde birliği sağlar b) Hizmetler ülkeye eşit dağılır c) Kamu görevlileri yerel etkilerden kurtulur d) Demokrasi ilkesine uygundur
88) Milli Güvenlik Kurulu ayda kaç kez toplanır?
a) 2 b) 1 c) 3 d) Hiçbiri
89) Belediye Meclisinin dağılmasına hangi makam karar verir?
a) Bakanlar Kurulu b) İçişleri Bakanı c) Danıştay d) Vali veya Kaymakam
90) Aşağıdakilerden hangisi devlet memurluğu sınıflarından biri değilidir?
a) Yardımcı Hizmetliler Sınıfı b) Mülki idare Amirliği Sınıfı c) Milli İstihbarat Hizmetleri Sınıfı d) Hakimlik Hizmetleri Sınıfı
91) Aşağıdakilerden hangisi devlet memurulğuna girişte genel koşullardan biri değilidir?
a) Öğrenim b) Yaş c) Cinsiyet d) Vatandaşlık
92) Aşağıdakilerden hangisi devlet memurları kanununa göre çekilmiş sayılma sebeblerinden değilidir?
a) Başka bir göreve atandığında kanuni süre içinde göreve başlamaması
b) Kadro açığındaki memurun eski sınıf ve derecesine eşit bir göreve atanması halilnde göreve başlamaması
c) Terhislerinden sonra belli bir süre içinde göreve başlamaması
d) Hiçbiri
93) Kamu malları için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
a) Satılamaz,kamulaştırılamaz b) Zaman aşımı ile sahip olunamaz c) Haciz edilemez d) Mali yükümlülüklere tabidir
94) Yerinden yönetim kuruluşlarının kendilerinin dışında bir kuruluş tarafından denetlenmesine ne ad verilir?
a) Hukuki Tasarruf b) İdari Tasarruf c) İdari Vesayet d) Teftiş
95) Aşağıdakilerden hangisi kamu hukuk dalı değildir?
a) İdare Hukuku b) Ceza Hukuku c) Ticaret Hukuku d) Mali Hukuk
96) Aşağıdakileden hangisi çoğulcu demokrasinin temel ilkelerinden değilidir?
a) Çoğunluğun yönetme hakkı b) Muhalefet etme özgürlüğü
c)Temel hak ve özgürlüklerin korunması d)Siyasal kararlar alacak kişilerin atama ile başa gelmesi
97) ”İdari Denetim” kavramı ile ilgili aşağıdakilerden hangsi doğrudur?
a) İdarenin faaliyetleri yasama yürütme organalarınca denetlenir b) idare kendi içinde oluşturduğu denetim organlarınca da denetlenir
c) Faal idare içinde denetim şekli hiyerarşi ve vesayet denetimidir d) Hepsi doğrudur
98) Devlet yönetiminde aşağıdakilerden hangisinin yapılması kişi hak ve özgürlüklerinin korunması açısından en etkili olur?
a) Hukuk kurallarının yazılı olarak belirlenmesi b) Yöneticilerin eğitim düzeyinin yüksek olması
c) Yönetim birimleri arasında koordinasyonunun sağlanması d) Yasama,yürütme ve yargı yetkilerinin ayrı organlara verilmesi
99) Aşağıdakilerden hagisi Kamu Kurumu niteliğindeki kuruluşlardan değilidir?
a) Barolar b) Emekli Sandığı c) Ticaret ve Sanayi Odaları d) Esnaf ve Sanatkarlar Dernekleri
100) Kamu Hizmetleri devamlılık arz eder,kaç gün boyunca göreve gelmeyen memur çekilmiş sayılır?
a) 7 gün b) 10 gün c) 15 gün d) 20 gün
101) Aşağıdakilerden hangisi en üst İdari Yargı organıdır?
a) Danıştay b) Yargıtay c) Anayasa Mahkemesi d) Sayıştay
102) Yürütme yetkisini................yerine getirir.
a) Başbakan b) TBMM c) Bakan d) Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu
103) Milli Güvenlik Kurulunun gündemini kim belirler?
a) Başbakan b) Cumhurbaşkanı c) Genelkurmay Başkanı d) Genel Sekreter
104) Milli Güvenlik Kurulu Cumhurbaşkanı olmadığı zamanlardan kimin başkanlığında toplanır?
a) Başbakan b) Genelkurmay Başkanı c) Meclis Başkanı d) Genel Sekreter
105) Aşağıdakilerden hangisi Devlet Planlama Teşkilatının görevi değilidir?
a) Devletin iktisadi ve sosyal politikasında hükümete yardımcı olmak b) Kalkınma ilkelerini saptamak
c) Ulusal güvenlik politikasını saptamak d) Beş yıllık kalkınma planı hazırlamak
106) Dördüncü tur oylamada Cumhurbaşkanı seçilemezse ne olur?
a) Hükümet düşer b) TBMM fesh edilir c) Başbakanın görevine son verilir d) Beşinci tura geçilir
(1) B
2) D
3) D
4) A
5) D
6) D
7) D
8) A
9) D
10) B
11) B
12) D
13) D
14) A
15) B
16) D
17) D
18) D
19) C
20) D
21) D
22) D
23) A
24) D
25) C
26) C
27) B
28) D
29) C
30) A
31) D
32) B
33) C
34) C
35) B
36) A
37) D
38) C
39) C
40) D
41) A
42) C
43) A
44) C
45) D
46) B
47) A
48) D
49) B
50) D
51) D
52) B
53) B
54) D
55) A
56) D
57) A
58) A
59) A
60) D
61) C
62) A
63) B
64) B
65) D
66) C
67) C
68) D
69) A
70) B
71) D
72) B
73) A
74) C
75) C
76) D
77) A
78) A
79) C
80) D
81) C
82) A
83) C
84) C
85) A
86) C
87) D
88) B
89) C
90) D
91) C
92) D
93) D
94) C
95) D
96) D
97) D
98) D
99) B
100) B
101) A
102) D
103) B
104) A
105) C
106) B
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
KPSS İDARİ YARGI USÜL HUKUKU DERS NOTLARI,İDARİ HAKİMLİK İDARİ Y
23/4/2008 -Kategori: DERS NOTLARI
İDARİ YARGI
İdari yargı, idari makamların idare hukuku alanındaki faaliyetlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümlendiği yargı koludur.
I. İdari Yargı Teşkilatı
II. İdari Yargının Görev Alanı ve Uyuşmazlık Mahkemesi
III. Dava Türleri
IV. Yargılama Usulü
V. Kanun Yolları
I. İDARİ YARGI ÖRGÜTÜ
A. İLK DERECE MAHKEMELERİ
İdari yargı kolunun ilk derece mahkemeleri “idare mahkemeleri” ve “vergi mahkemeleri”dir. İdare ve vergi mahkemeleri İçişleri, Maliye Bakanlıklarının görüşleri alınarak ve bölgelerin coğrafi durumları ve iş hacmi göz önünde tutularak Adalet Bakanlığınca kurulurlar ve yargı çevreleri tespit olunur.
İdare ve vergi mahkemesi başkan ve üyeleri “hakim” statüsündedir. Adli yargı hakimlerinin tabi olduğu hukuki statüye tabidirler; hakimlik teminatına ve bağımsızlığına sahiptir. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından göreve alınırlar ve özlük işleri konusunda Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu karar verir.
1. İdare Mahkemeleri
İdare mahkemeleri idari yargı kolunun genel görevli ilk derece mahkemesidir. Kanunlarla başka yargı yerlerinin görev alanına bırakılmayan iptal ve tam yargı davalarına idare mahkemeleri bakar.
(Kanun : İdare mahkemeleri, vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derecede Danıştayda çözümlenecek olanlar dışındaki:
a) İptal davalarını,
b) Tam yargı davalarını,
c) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklardan hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan idarî sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davaları,
d) Diğer kanunlarla verilen işleri, çözümler.)
İdare mahkemelerinde birer başkan ile yeteri kadar üye bulunur. Mahkeme kurulu, başkan ve iki üyeden oluşur.
İdare mahkemeleri, kural olarak, kurul halinde ( bir başkan ve iki üye) toplanır ve oy çokluğuyla karar alır. Ancak toplamı, bir milyar lirayı (2006 yılı için: 5960 YTL’dir) aşmayan tam yargı davaları ile aynı miktarı aşmayan konusu belli bir parayı içeren idari işlemlere karşı açılan iptal davaları tek hakimle karara bağlanır
Vergi Mahkemeleri
Vergi mahkemeleri
a) Genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davaları,
b) (a) bendindeki konularda 6183 sayılı Amme Alacaklılarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasına ilişkin davaları,
c) Diğer kanunlarda verilen işleri “
karara bağlamakla görevlidir.
Vergi mahkemeleri bir başkan ve yeteri kadar üyeden oluşur. Vergi mahkemeleri tek hakimli ve kurul halinde olmak üzere iki değişik şekilde çalışır. Kurul, bir başkan ve iki üyeden oluşur. Toplam değeri bir milyar lirayı (2006 yılı için: 5960 YTL) aşmayan vergi uyuşmazlıklarına tek hakimle karara bağlanır (2576 sayılı kanun, m.7/2).
Vergi mahkemelerinin tek hakimle verdiği kararlara karşı, itiraz yoluyla bölge idare mahkemelerinde başvuruda bulunulur. Vergi mahkemelerinin kurul olarak (bir başkan ve iki üyeyle) verdikleri kararlara karşı ise temyiz yoluyla Danıştaya başvurulur.
B. Bölge İdare Mahkemeleri
Bölge idare mahkemeleri İçişleri, Maliye Bakanlıkları ile Gümrük ve Tekel Bakanlığının görüşleri alınarak bölgelerin coğrafi durumları iş hacmi göz önünde tutularak Adalet Bakanlığınca kurulur ve yargı çevreleri tespit olunur.
Bölge idare mahkemeleri bir başkan ve iki üyeden oluşur.
Bölge idare mahkemelerinin görevleri şunlardır:
a) Yargı çevrelerindeki idare ve vergi maddelerinde tek hakimle verilen kararlara ve İdari Yargılama Usulü Kanununun 45’inci maddesinde sayılan kararlara karşı yapılan “itiraz başvuruları” nı inceler ve bunları kesin hükme bağlar.
b) Yargı çevresindeki idare ve vergi maddeler arasında çıkan görev ve yetki uyuşmazlıklarını kesin karar bağlar
c) Nihayet bölge idare mahkemeleri kanunlarla verilmiş diğer görevleri yerine getirir.
C. Danıştay
Danıştay, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş Yüksek İdare Mahkemesi, danışma ve inceleme merciidir.
1. Danıştay Üyeliği
Danıştay meslek mensupları Danıştay Başkanı, Danıştay Başsavcısı, Danıştay başkanvekili, daire başkanları ile üyelerdir.
Danıştay üyelerinin dörtte üçü birinci sınıf idari yargı hakim ve sav görev ve yetki uyuşmazlıklarını kesin karar bağlar (un coğrafi durcıları ile bu meslekten sayılanlar arasından Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, dörtte biri de nitelikli kanunda belirtilen görevliler arasından Cumhurbaşkanı tarafından seçilir. Danıştayda boşalan üye sayısı dördü bulunca, dördüncü üyeliğin boşaldığı tarihten itibaren en geç üç gün içinde durum Danıştay Başkanlığınca Başbakanlığa ve Adalet Bakanlığına duyurulur.
Danıştay Başkanı, Başsavcısı, başkanvekilleri ve daire başkanları kendi üyeleri arasından Danıştay Genel Kurulunca üye tam sayısının salt çoğunluğu ile seçilirler.
2. Danıştay’ın Oluşumu
a) Daireler: Danıştay’da, onikisi dava ve biri de idari olmak üzere toplam onüç daire vardır. Her daire bir başkan ve en az dört üyeden kuruludur. Görüşme sayısı beştir. Kararlar çoğunlukla verilir. Dairelerde yeteri kadar tetkik hakimi de bulunur.
b) Dava Daireleri Kurulları
- İdari Dava Daireleri Kurulu : Başlıca iki temel görevi vardır.a) İdare mahkemelerince verilen direnme(ısrar) kararlarını incelemek ve b) idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temziyen inceleyip karar vermek (Danıştay K. , m.38). Keza Danıştay idari dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak aldığı yürütmeyi durdurma kararlarına karşı yapılan itirazları kesin olarak karara bağlamak görev ve yetkisi de İdari Dava Daireleri Kuruluna aittir (İYUK, m.27/6).
- Vergi Dava Daireleri Kurulu : İki temel görevi vardır ; aa) Vergi mahkemelerince verilen direnme(ısrar) kararlarını incelemek ve b) vergi dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temziyen inceleyip karar vermek (Danıştay K., m.38). Keza Danıştay vergi dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak aldığı yürütmeyi durdurma kararlarına karşı yapılan itirazları kesin olarak karara bağlamak görev ve yetkisi de İdari Dava Daireleri Kuruluna aittir (İYUK, m.27/6).
c) İçtihatları Birleştirme Kurulu, Danıştay Başkanı, Başsavcı, başkanvekilleri ve dava daireleri başkanları ile üyelerinden oluşur.
d) Danıştay Genel Kurulu, Danıştay Başkanı, Başsavcı, başkanvekilleri, daire başkanları ve üyeler ile Genel Sekreterden oluşur.
e) Başkanlık Kurulu, Danıştay Başkanının başkanlığında Başsavcı, başkanvekilleri ve daire başkanlarından oluşur.
3. Danıştay’ın Görevleri
(Kanun: Danıştay,
a) İdare Mahkemeleri ile vergi mahkemelerinden verilen kararlar ve ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülen davalarla ilgili kararlara karşı temyiz istemlerini inceler ve karara bağlar.
b) Bu Kanunda yazılı idari davaları ilk ve son derece mahkemesi olarak karara bağlar.
c) Başbakanlık veya Bakanlar Kurulunca gönderilen kanun tasarı ve teklifleri hakkında görüşünü bildirir.
d) Tüzük tasarılarını inceler; kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri hakkında düşüncesini bildirir.
e) Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık tarafından gönderilen işler hakkında görüşünü bildirir.
f) Bu Kanunla ve diğer kanunlarla verilen görevleri yapar.)
İlk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görülecek davalar:
1. Danıştay ilk derece mahkemesi olarak:
a) Bakanlar Kurulu kararlarına,
b) (Değişik : 2/6/2004 - 5183/4 md.)Başbakanlık, bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının müsteşarlarıyla ilgili müşterek kararnamelere,
c) Bakanlıkların düzenleyici işlemleri ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere,
d) Danıştay İdari Dairesince veya İdari İşler Kurulunca verilen kararlar üzerine uygulanan eylem ve işlemlere,
e) Birden çok idare veya vergi mahkemesinin yetki alanına giren işlere,
f) Danıştay Yüksek Disiplin Kurulu kararları ile bu Kurulun görev alanı ile ilgili Danıştay Başkanlığı işlemlerine,
Karşı açılacak iptal ve tam yargı davaları ile tahkim yolu öngörülmeyen kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan idari davaları karara bağlar.
2. Danıştay, belediyeler ile il özel idarelerinin seçimle gelen organlarının organlık sıfatlarını kaybetmeleri hakkındaki istemleri inceler ve karara bağlar.
Temyiz yoluyla Danıştay'da görülecek davalar:
İdare mahkemeleri ile vergi mahkemelerince verilen nihai kararlar ve ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülen davalarla ilgili nihai kararlar Danıştayda temyiz yoluyla incelenir ve karara bağlanır.
İdari Dava Daireleri Kurulu;
a) İdare mahkemelerinden verilen ısrar kararlarını,
b) İdari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları, temyizen inceler.
Vergi Dava Daireleri Kurulu;
a) Vergi mahkemelerinden verilen ısrar kararlarını,
b) Vergi dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları, temyizen inceler.
ASKERİ İDARİ YARGI ÖRGÜTÜ: ASKERİ YÜKSEK İDARE MAHKEMESİ
Askeri idari yargı tek derecelidir. Yani, bu yargı kolunda ilk veya yüksek derece mahkemesi olarak tek mahkeme yer alır; o da Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM)dir. AYİM, 1971 yılında, 1961 Anayasasının 140’ıncı maddesinin değiştirilmesiyle kurulmuştur.
Askeri Yüksek İdari Mahkemesi, Askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesidir. Üyeleri Cumhurbaşkanı tarafından seçilir.
II. İDARİ YARGININ GÖREV ALANI ve UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
A. İdari Yargının Görev Alanı
Görev, mahkemenin dava konusu bakımından yetkili olması demektir. Diğer bir ifadeyle görev, davanın hangi mahkemede çözümleneceği sorununu ifade etmektedir.
Genel Kural: (“Görev Esası İzler”) İdari yargı ile adli yargı arasında görev paylaşımı, “görev esası izler” prensibine göre yapılır. Bu şu anlama gelir: Bir uyuşmazlık idare hukuku kuralları uygulanarak çözümleniyorsa, o uyuşmazlık, idari yargının; buna karşılık, özel hukuk kurallarına göre çözümleniyorsa adli yargının görev alanına girer.
İdarenin kamu gücü ayrıcalık ve yükümlülüklerine dayanmadan yürüttüğü faaliyetler özel hukuka tabidir ve bunlardan kaynaklanan uyuşmazlık adli yargıda görülür.
İdari eylem, işlem ve sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar, idari yargının görev alanına girmektedir. İdari uyuşmazlıklar, idari yargının görev alanına girer.
İstisnalar:
1- Nüfus sicillerine ilişkin davalar
2- Tapu siciline ilişkin davalar
3- 3402 sayılı Kadastro Kanununun uygulanmasından doğan davalar
4- 6831 sayılı Orman Kanununun uygulanmasından kaynaklanan davalar
5- İcra ve İflas Kanununun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar
6- Kamulaştırma işlemine karşı açılan iptal davası hariç 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun uygulanmasından doğan davalar
7- 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülmüş para cezalarında kaynaklanan davalar
8- Belediye cezalarından doğan davalar
9- İş Kanununun Uygulanmasından Doğan davalar
10- Mahkeme kararlarını otuz gün içinde kasten yerine getirmeyen kamu görevlilerine karşı açılan tazminat davaları
11- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamındaki zararlardan doğan davalar (İdarenin araçlarının karıştığı trafik kazalarından kaynaklananzararların tazmini istemiyle açılacak davalar). Ancak, idarenin aracında bulunan kamu görevlilerinin uğradığı zararlardan dolayı idareye açacakları tazminat davaları idari yargıda görülür. Trafik kazası yol kusurundan veya işaretleme eksikliğinden kaynaklanmış ise, idareye karşı açılacak dava idare mahkemelerinin görevine girer. Nihayet, trafik polislerinin kestiği trafik para cezalarından doğan uyuşmazlıklar da idari yargıda görülür.
Fiili Yoldan Kaynaklanan Davalar Adli Yargının Görev alanına Girer – Fiili yol, idarenin ağır ve apaçık bir şekilde hukuka aykırı olan bir eylemi ile bir temel hak ve hürriyete veya mülkiyet hakkına yaptığı müdahaledir.
İdarenin Özel Hukuk Sözleşmelerinden Doğan Uyuşmazlıklar Adli Yargının görev Alanına Girer – Kira sözleşmeleri, abonman sözleşmeleri (doğal gaz, su, elektrik), satım sözleşmeleri, bayilik sözleşmeleri, kamu ihale sözleşmeleri, öğrencilerle yapılan burs ve kredi sözleşmeleri ve keza öğrencilerin veya kamu görevlilerinin yaptığı hizmet taahhütleri, nihayet hizmet akitleri birer özel hukuk sözleşmesi olarak kabul edilmektedir.
KİT’lerin Özel Hukuka Tabi Faaliyetlerinden Doğan Uyuşmazlıklar Adli Yargıda Karara Bağlanır.
Tahkim yolu öngörülmüş imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar idari yargının da adli yargının da görev alanına girmez.
B. Görev Uyuşmazlıklarının Çözümü: Uyuşmazlık Mahkemesi
Uyuşmazlık mahkemesi, bir başkan ve oniki asıl ve oniki yedek üyeden kurulur. Başkan, Anayasa Mahkemesi tarafından kendi üyeleri arasından seçilir. Üyelerin bir kısmı Yargıtay ve Danıştay’ın gösterdiği adaylar arasından Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından seçilir. Üyelerin diğer kısmı ise, Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesince gösterilen adaylar tarafından Cumhurbaşkanınca seçilir.
Uyuşmazlık mahkemesi adli, idari ve askeri yargı mercilerin arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeye yetkilidir. Anayasa Mahkemesiyle diğer mahkemeler arasındaki görev uyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesinin kararı esas alınır. Uyuşmazlık mahkemesinin verdiği kararlar kesindir. Uyuşmazlık Mahkemesinin görevli saydığı mahkeme davaya bakmak zorundadır.
Uyuşmazlık Türleri:
1. Görev Uyuşmazlığı
a) Olumlu Görev Uyuşmazlığı: Bir uyuşmazlığın başka bir yargı düzeninin görevi içine girdiği gerekçesi ile yapılan görevsizlik itirazının mahkemece reddi üzerine, görev alanı korunmak istenen yargı düzeni içinde yer alan başsavcının görev konusunun incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinden istemesidir.
b) Olumsuz Görev Uyuşmazlığı: Adli, idari veya askeri yargıya mensup iki ayrı mahkemenin tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada karşılıklı birbirlerini görevli saymaları gerekçesiyle, görevsizlik kararı vermeleri ve bu kararların kesinleşmesi üzerine ortaya çıkan görev uyuşmazlığı halidir.
2. Hüküm Uyuşmazlığı
Hüküm uyuşmazlığı, adli, askeri ve idari yargı yerlerinden en az ikisi tarafından görevle ilgili olmaksızın kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş aynı konuya ve aynı sebebe ilişkin taraflardan en az biri aynı olan ve kararlar arasında çelişki yüzünden hakkın yerine getirilmesi olanaksız olan durumlarda hüküm uyuşmazlığı yoluna gidilir.
III. DAVA TÜRLERİ
A. İptal Davası
İptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile, hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için… menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalardır.
1. İptal Davasının Özellikleri:
- İptal davasının konusu, idari işlemlerdir. İdari sözleşmelere karşı, idarenin eylemlerine karşı iptal davası açılamaz.
- İptal davasının amacı, idari işlemin hukuka uygunluğu karinesini çürütmektir.
- İptal, idari işlemin alınmasından itibaren, bütün hüküm ve sonuçlarıyla birlikte hukuk aleminden silinmesi anlamına gelir.
- İptal davası, objektif nitelikte bir davadır. İptal davası sonucunda verilen karar sadece taraflar arasında değil, herkes için hüküm ve sonuç doğurur.
- İptal davası açmak için, hak ihlali şart değildir; menfaat ihlali yeterlidir.
2. İptal Davasının Ön Koşulları
a) Göreve İlişkin Ön Koşullar
Usul hukukunda “görev”, mahkemenin dava konusu itibarıyla yetkili olup olmadığını ifade eder. O nedenle göreve “konu itibarıyla yetki” de denebilir. Görev, kamu düzenine ilişkindir. Dolayısıyla görevsizlik itirazı yapılsın veya yapılmasın, mahkeme davanın her aşamasında re’sen görevli olup olmadığını araştırıp görevsizlik kararı verebilir.
Bir idari dava, vergi mahkemelerinin ve ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’ın görevine girmiyorsa, o dava, idare mahkemesinin görevine girer; dolayısıyla idare mahkemesinde açılabilir.
b) Yetkiye İlişkin Ön Koşullar
Yetki, bir davanın hangi yerdeki mahkemede bakılacağını ifade eder. Yetki, kamu düzenindendir.
İdari Yargılama Usul Kanununun 32’nci maddesine göre kanunlarla ayrıca yetkili mahkeme gösterilmemişse (gösterilmişse buna özel yetki denir ve o mahkemenin yetkili olduğu kabul edilir), genel yetkili idare mahkemesi, dava konusu idari işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.
Özel Yetki Kuralları
Kamu görevlilerine ilişkin özel yetki kuralları
- Kamu görevlilerinin atanması ve nakilleri ile ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlilerinin yeni veya eski görev yeri idare mahkemesidir.
- Kamu görevlilerinin görevlerine son verilmesi, emekli edilmeleri veya görevden uzaklaştırılmaları ile ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlisinin son görev yaptığı yer idare mahkemesidir.
- Kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal hakları ve mahalli idarelerin organları ile bu organların üyelerinin geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılmalarıyla ilgili davalarda yetkili mahkeme ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesidir.
Taşınmaz mallara ilişkin özel yetki kuralları
- İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idari davalarda yetkili mahkeme taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesidir.
- Köy, belediye ve özel idareleri ilgilendiren mevzuatın uygulanmasına ilişkin davalarla sınır uyuşmazlıklarında yetkili mahkeme, mülki idari birimin, köy, belediye veya mahallenin bulunduğu yahut yeni bağlandığı yer idare mahkemesidir.
Taşınır mallara ilişkin özel yetki kuralı
Taşınır mallara ilişkin davalarda yetkili mahkeme, taşınır malın bulunduğu yer idare mahkemesidir.
c) İptal Davasının Konusuna İlişkin Ön Koşullar: Kesin ve Yürütülmesi Gereken İdari İşlem
d) Davacıya İlişkin Ön Koşullar
Davacı, kendisi tarafından veya vekili tarafından adına dava açılan kişidir. Davada taraf olma ehliyeti, dava açabilme ehliyeti. Dava açma ehliyetine sahip olan herkes, durup dururken iptal davası açamaz. Bunun için bir menfaatinin ihlal edilmiş olması gerekir. Söz konusu menfaatin meşru, kişisel ve güncel bir menfaat olması gerekir.
e) Davalıya İlişkin Ön Koşullar
İptal davasında davalı, kendisine karşı açılan kamu tüzel kişisidir.
Gösterilmemesi veya yanlış gösterilmesi o kadar önemli değildir. Yanlış gösterilmişse idare mahkemesi, dilekçeyi doğru davalıya tebliğ eder.
İptal davasında davalı, kural olarak, dava konusu işlemi tesis eden idari makamdır. Söz konusu idari makam hangi kamu tüzel kişiliği içinde yer alıyorsa davalı o kamu tüzel kişisidir; yani husumet o kamu tüzel kişiliğine yöneltilir
f) Süreye İlişkin Ön Koşullar
Genel dava açma süresi, özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay ve idare mahkemelerinde altmış gün ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. Dava açma süresi hak düşürücü niteliktedir. Sürenin başlangıcı yazılı bildirim tarihidir. Dava açma süresi idari işlemin yazılı bildirimin (tebliğ) yapıldığı günü izleyen günden itibaren başlar.
Süreyi durduran hal: Üst makamlara başvurma. Üst makam, başvuruyu 60 gün içinde cevaplamazsa veya reddederse, dava açma süresi (kaldığı yerden) işlemeye başlar.
Süre, ara vermeye (yani adli tatile) rastlamış ise, süre ara vermenin son gününden itibaren yedi gün uzar.
Son gün, resmi tatil gününe rastlarsa, süre tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar.
Düzenleyici işlemlere (tüzük, yönetmelik) karşı da dava açma süresi altmış gündür.
Zımni ret kararında da dava süresi 60 gündür.
g) Biçime İlişkin Ön Koşullar
İdari davalar, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır. Dilekçelerde tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı deliller, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi, tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar gösterilmelidir.
Dilekçe verilirken mahkemenin yazı işlerinde harç ve posta ücreti hesaplanır (İYUK, m.6). Harç ve posta ücreti yatırıldıktan sonra, mahkeme başkanı tarafından dilekçenin arkasına tarih ve paraf atılarak yazı işlerine havale edilir. Bundan sonra dilekçe deftere kaydedilir. Dava deftere kayıt tarihinde açılmış sayılır.
Dilekçede biçim noksanlıkları varsa, mahkemede dilekçenin düzeltilmesi için 30 günlük ek süre verilir. Bu süre içinde davacı eksiklikleri giderirse, dava incelenir. Eksiklikler süresi içinde tamamlanmazsa, mahkeme davanın açılmamış sayılmasına karar verir.
Herhangi bir sebeple harcı veya posta ücreti verilmeden veya eksik harç veya posta ücreti ile dava açılmış olması halinde, otuz gün içinde harcın ve posta ücretinin verilmesi ve tamamlanması hususu daire başkanı veya görevlendireceği tetkik hakimi, mahkeme başkanı veya hakim tarafından ilgiliye tebliğ olunur. Tebligata rağmen gereği yerine getirilmediği takdirde bildirim aynı şekilde bir daha tekrarlanır. Harç veya posta ücreti süresi içinde verilmez veya tamamlanmazsa davanın açılmamış sayılmasına karar verilir ve davacıya tebliğ olunur.
h) Esasa İlişkin Koşullar
Bir idari işlemin iptaline yol açan sebep, o işlemin hukuka aykırılığıdır. Bir idari işlemin hukuka aykırılığı ise, yetki, şekil, usul, sebep, konu ve maksat unsurlarında olmaktadır.
3. İptal Davasının Sonuçları
İdare mahkemesi iptal davası sonucunda başvuruyu reddeder, ya da dava konusu işlemi iptal eder.
İptal Kararının Sonuçları
İptal kararı dava konusu işlemi yapıldığı andan itibaren ortadan kaldırır. Yani iptal kararları geçmişe etkilidir. İptal kararıyla birlikte işlem yapılmamış gibi, eski durum geriye gelir.
Düzenleyici işlemler (tüzük, yönetmelik) iptal edilmişse bundan üçüncü kişiler de yararlanır. Zira iptalden sonra bu işlemler yürürlükten kalkarlar. Ancak, bir bireysel idari işlem iptal edilmişse, bundan kural olarak sadece davacı yararlanır; iptal kararı aynı veya benzer durumda olan dava açmamış üçüncü kişileri kural olarak etkilemez.
İptal Kararının Yerine Getirilmesi
Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Ancak, haciz veya ihtiyatı haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar hakkında bu kararların kesinleşmesinden sonra idarece işlem tesis edilir.
B. Tam Yargı Davası
Tam yargı davası, idari ve eylem ve işlemler neticesinde kişisel hakları doğrudan doğruya ihlal edilmiş olan kişilerin uğradıkları zararın giderilmesine istemiyle idari yargıda açtıkları davalardır.
1. Tam yargı davası-İptal davası karşılaştırması
Tam yargı davası ile iptal davası arasında bazı benzerlikler ve farklılıklar vardır:
- Her iki dava türüne de aynı yargılama yöntemi uygulanır.
- İptal davasına yalnız tek yanlı idari işlemler konu olabilir. Tam yargı davalarına ise tek yanlı idari işlemler, idari eylemler ve hatta idari sözleşmeler konu olabilir.
- İptal davası objektif niteliktedir. Tam yargı davası ise sübjektif niteliktedir. Bu tür davalarda, davacı kendisinin bir sübjektif hakkının ihlal edildiğini iddia eder ve idareye bir borç yükletilmesini talep eder.
- İptal davası açabilmek için bir menfaatin ihlal edilmiş olması yeterlidir. Tam yargı davası açabilmek için ise, davacının kişisel haklarının doğrudan muhtel olması, yani ihlal edilmiş olması gerekir.
- İptal davasının sonuçlarından yerine göre üçüncü kişilerde yararlanabilir. Oysa tam yargı davalarının sonuçlarından sadece ve sadece davanın tarafları yararlanır.
2. Tam Yargı Davasının Ön Koşulları
a) Göreve ilişkin ön koşullar (İptal davası ile aynı)
b) Yetkiye ilişkin ön koşullar
İdari Yargılama Usulü Kanununun 36’ıncı maddesine göre, idari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkeme, sırasıyla,
- Zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili,
- Zarar, bayındırlık ve ulaştırma gibi bir hizmetten veya idarenin herhangi bir eyleminden doğmuş ise, hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer,
- Diğer hallerde davacının ikametgahının bulunduğu yer idare mahkemesidir.
İdari sözleşmelerde yetkili mahkeme idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.
Vergi Davalarında Yetkili Mahkeme: Dava konusu işlemi yapan, dairenin bulunduğu yerdeki vergi mahkemesidir.
c) Davacıya ilişkin ön koşullar
Tam yargı davası açabilmek için ‘‘menfaat ihlali’’ şartı yetmemekte, ‘‘hak ihlali’’ şartı da aranmaktadır. Kişisel bir hakkı, yani ‘‘para ile ölçülebilir bir menfaati’’ ihlal edilenler ancak tam yargı davası açabilirler.
d) Davalıya ilişkin ön koşullar
Zarar bir idari işlemden meydana gelmişse, davalı dava konusu işlemi tesis eden idari makamdır; zarar bir idari hizmetin yürütülmesine ilişkin bir idari eylemden kaynaklanmışsa, davalı, hizmeti nihai olarak düzenleyen en yüksek makamdır.
Biçime ilişkin ön koşullar
İptal davası ile aynıdır. Ayrıca uyuşmazlık konusu olan parasal miktar da belirtilir.
e) Konuya ilişkin ön koşullar
- İdari işlemlerden doğan zararlara karşı tam yargı davası açılması
- İdari eylemlerden kaynaklanan zararlara karşı tam yargı davası açılması: Ön karar şartı
- İdari sözleşmelerden dolayı tam yargı davası açılması
f) Süreye ilişkin ön koşullar
g) Tam Yargı Davasının Esastan Kabul Şartları
İdarenin sorumluluğunun koşullarıdır.
2. Tam Yargı Davalarının Sonuçları
Tam yargı davalarında mahkeme, ya davanın reddine, ya da kabulüne karar verir. Tazminata mahkumiyet halinde, ‘‘tam yargı davaları hakkındaki kararlardan belli bir miktarı içerenler genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur.’’ Dolayısıyla idare mahkemesinden idareyi tazminat ödemeye mahkum eden bir karar alan bir davacı, lehine hükmedilen tazminatı idareden alamazsa, yapması gereken şey, icra dairesine gidip idare aleyhine icra takibinde bulunmaktır.
YÜRÜTMENİN DURDURULMASI
İdari işleme karşı idare mahkemelerinde iptal davası açılması, idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. Yürütmenin durdurulması, davacı tarafından ayrıca talep edilmelidir.
Yürütmeyi Durdurma Koşulları: Mahkemenin yürütmenin durdurulmasına karar verebilmesi için şu koşulların gerçekleşmiş olması gerekir (Anayasa,m.125/2,İYUK, m.27/2.5):
- İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararlar doğmalıdır.
- İdari işlemin açıkça hukuka aykırı olması gerekir.
- Yürütmeyi durdurma kararı verilmesinin davacı tarafından istenmesi gerekir.
- Yürütmeyi durdurma kararı teminat karşılığında verilir.
Yukarıdaki koşulların birlikte gerçekleşmesi durumunda yürütmeyi durdurma kararı verip vermemek mahkemenin takdirindedir.
Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur.
Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz.
Yürütmenin Durdurulması İstemleri Hakkında Verilen Kararlara Karşı İtiraz: İdare mahkemesince verilen yürütmeyi durdurma kararlarına karşı Bölge İdare Mahkemesinde itiraz edilebilir. Danıştay dava dairesince verilen karara karşı Danıştay Dava Daireleri Genel Kurulunda itiraz edilebilir. Bölge İdare Mahkemesi tarafından verilen karara karşı en yakın Bölge İdare Mahkemesinde itiraz edilebilir. İtiraz süresi yedi gündür. İtiraz mercii yedi gün içinde karara bağlar. İtiraz merciin aldığı karar kesindir(İYUK, m.27/6).
IV. YARGILAMA USULÜ
A. İdari Yargılama Usulünün Özellikleri
1. Yazılılık ve Evrak Üzerinden İnceleme
2. Re’sen İnceleme İlkesi
B. Davaların İncelenmesi ve Karara Bağlanması Usulü
(Dilekçeyle ve harç/posta ücretiyle ilgili açıklamalar yukarıda yapıldı.)
1. İlk İnceleme: Dilekçeler, Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından:
a) Görev ve yetki,
b) İdari merci tecavüzü,
c) Ehliyet,
d) İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı,
e) Süre aşımı,
f) Husumet,
g) 3 ve 5 inci maddelere uygun olup olmadıkları, yönlerinden sırasıyla incelenir.
İlk incelemede, bu noktalardan kanuna aykırılık görülmez veya daire veya mahkeme tarafından ilk inceleme raporu yerinde görülmezse, tebligat işlemi yapılır.
İlk incelemede bu noktalardan kanuna aykırılık görülmesi şu sonuçları doğurur:
a) Görev ve yetki konusunda aykırılık halinde, adli ve askeri yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine; idari yargının görevli olduğu konularda ise görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine,
b) İdari merci tecavüzü halinde, dilekçelerin görevli idare merciine tevdiine, (ilekçelerin görevli mercie tevdii halinde, Danıştaya veya ilgili mahkemeye başvurma tarihi, merciine başvurma tarihi olarak kabul edilir.)
c) Ehliyet, icari karar şartı ve süre konularında aykırılık halinde davanın reddine,
d) Davanın hasım gösterilmeden veya yanlış hasım gösterilerek açılması halinde, dava dilekçesinin tespit edilecek gerçek hasma tebliğine,
e) Dilekçe ile ilgili şartlara aykırılık halinde, otuzgün içinde 3 ve 5 inci maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak yahut ehliyetli olan şahsın avukat olmayan vekili tarafından dava açılmış ise otuzgün içinde bizzat veya bir avukat vasıtasıyla dava açılmak üzere dilekçelerin reddine,
2. Davalı İdarenin Cevabı (Savunma) -30 gün içinde-
3. Cevaba Cevap
4. Davacının İkinci Cevabı (Savunması) -30 gün içinde- İkinci savunma da davacıya te
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
KPSS İDARİ YARGI USÜL HUKUKU DERS NOTLARI,İDARİ HAKİMLİK İDARİ Y
23/4/2008 -Kategori: DERS NOTLARI
V. KANUN YOLLARI
Kanun yolları, veya İdari Yargılama Usulü Kanununun da kullanılan deyimlerle kararlara karşı başvuru yolları, yanlış olduğu iddia edilen mahkeme kararının yeniden incelenmesi ve değiştirilmesi amacıyla davanın taraflarına tanınan başvuru yollarıdır.
Olağan kanun yolları, henüz kesinleşmiş hükümlere karşı; olağanüstü kanun yolları ise kesinleşmiş hükümlere karşı gidilen bir yoldur. İdari yargıda olağan kanun yoları itiraz, temyiz ve karar düzeltme olmak üzere üç tanedir. Olağan üstü kanun yolu ise yargılamanın yenilenmesidir.
A. Olağan Kanun Yolları
Olağan kanun yolu mahkemelerce verilen “nihai” kararların kesinleşmesine engel olan kanun yollarıdır.
1. İtiraz
İtiraz mercii, itiraza konu olan kararı veren mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesidir.
a) İtiraz edilebilecek Kararlar
Birinci Grup Kararlar: Tek Hakimle Verilen Kararlar
İkinci grup Kararlar:
- İlk ve orta öğretim öğrencilerinin sınıf geçmelerine ve notlarının tespitine ilişkin işlemlerden doğan davalarda verilen kararlar,
- Valilik, kaymakamlık ve yerel yönetimler ile bakanlıkların ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının taşra teşkilatındaki yetkili organları tarafından kamu görevlileri hakkında tesisi edilen geçici görevlendirme, görevden uzaklaştırma, yolluk, lojman ve izinlerine ilişkin revden uzaklaştırma, ylluk, lojman ve ix gçiciğer kamu kurum ve kuruluşlarının taşra teşkilatındaki yetkili oridari işlemlerden doğan davalarda verilen kararlar,
- 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalarda verilen kararlar,
- 2022 sayılı 65 yaşını doldurmuş Muhtaç Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ile 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu gereğince kamu ve kuruluşları tarafından sosyal yardım amacıyla bağlanan aylık ve yapılan sosyal yardımlarla ilgili uygulamalardan doğan davalarda verilen kararlar,
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca verilen işyeri kapatma cezalarından doğan davalarda verilen kararlar.
İtiraza, ancak taraflar başvurabilir. İtiraz süresi, otuz gündür.
b) İtiraz İncelemesi
Bölge idare mahkemesi evrak üzerinde yaptığı inceleme sonunda, (a) maddi vakıalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse veya itiraz sadece hukuki noktalara ilişkin ise veya itiraz olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar verir. (b) Aksi halde, yani dosyadan maddi vakıalar hakkında yeterli bilgi edinilemiyorsa, bölge idare mahkemesi gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar verir (İYUK, m.45/4).
Bölge idare mahkemesinin itiraz incelemesi sonucunda verdiği kararları kesindir; bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Dolayısıyla idare mahkemesi de bu kararlara karşı direnemez.
2. Temyiz
Temyiz, idare ve vergi mahkemelerinin ve ilk derece mahkemesi olarak Danıştay dava dairelerinin verdiği nihai kararların hukuka uygunluğunun denetlendiği bir kanun yoludur.
İdari yargıda temyiz mercii Danıştay’dır.
İlk derece mahkemelerinin verdikleri nihai kararları temyiz edilebilir. Nihai karar, davayı sona erdiren kararlardır. Yargılama sırasında verilen “ara kararları”, nihai karar değildir; bunlar tek başlarına değil; ancak nihai kararla birlikte temyiz edilebilir.
Temyiz süresi otuz gündür. Temyiz dilekçesi, Danıştay değil kararı temyiz edilen mahkemeye verilir.
a) Onama Kararı: Danıştay dairesi, onama kararı vermiş ise, idare mahkemesinin kararı kesimleşmiş olur. Hukuki uyuşmazlık artık sona ermiştir.
b) Bozma Kararı: Danıştay dairesi, bozma kararı vermişse, dosyayı, kararını veren mahkemeye gönderir. (İYUK, m.49/3) Bozma kararı kendisine gelen idare mahkemesi, bu bozma kararına uyabilir veya bu karar karşı direnebilir.
- Uyma Kararı: İdare mahkemesi Danıştay dairesinin bozma kararına uyarsa, dosyayı diğer öncelikli işlere nazaran daha öncelikle inceler ve varsa gerekli tahkik işlemlerini tamamlayarak yeniden karar verir (İYUK, m.48/3).
- Direnme (Israr) Kararı: İdare mahkemesi, kendi kararının doğru, Danıştay dairesinin kararının yanlış olduğunu düşünüyorsa, Danıştay dairesinin bozma kararına uymayarak kendi eski kararında ısrar edebilir. İdare mahkemesinin bu ısrar kararı ilgili tarafça temyiz edilmezse, idare mahkemesinin ilk kararı kesinleşmiş olur. Bu ısrar kararı temyiz edilirse, dosya tekrar Danıştaya gönderilir. Ama bu sefer, Danıştay dairesi tarafından değil, Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu tarafından incelenir (Vergi mahkemesinin kararı söz konusuysa Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu tarafından incelenir). İdari dava daireleri genel kurulu dosyayı inceler. Ya idare mahkemesini haklı bulur, bu takdirde idare mahkemesinin kararını onar ve böylece idare mahkemesinin kararı kesinleşmiş olur. Eğer İdari Dava Daireleri Genel Kurulu, idare mahkemesinin kararını haksız, Danıştay dairesinin bozma kararını doğru bulursa, idare mahkemesinin kararını bozar. İdari Dava Daireleri Genel Kurulu kararları uyulması zorunlu kararlardır. Artık bu karara karşı idare mahkemesi direnemez.. şı idare mahkemesi direnemez. ları uyulması zorunlu kararlardır. Artık bu karara karşı idare mahkemesi direnemez. zar. İdari D Danıştay dairesi ve idare mahkemesi bu karara uymak zorundadırlar (İYUK, m.49/4). Uyuşmazlık bu şekilde kesin olarak çözümlenmiş olur.
Danıştay’ın İlk Derece Mahkemesi Olarak Baktığı Davalarda Temyiz İncelenmesi: Danıştay idari dava dairelerinden birinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararın temyiz incelenmesi, Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu tarafından yapılır. İdari Dava Daireleri Genel Kurulu, daire kararını onar veya bozar. Kararı onarsa, dava dairesinin kararı kesinleşmiş olur. Bozarsa, dosya daireye geri gelir. Daire bozma kararına uymak zorundadır; Bu karara karşı kendi kararında ısrar edemez.
3. Karar Düzeltme
Karar düzeltme, temyiz veya itiraz mercii tarafından verilen nihai kararın henüz kesinleşmeden aynı mahkeme tarafından tekrar gözden geçirilmesini sağlayan bir yoldur. Bu usulde, önceden verilmiş bir mahkeme kararı, bu kararı vermiş olan mahkeme tarafından belli nedenlerle gözden geçirilmektedir.
Karar düzeltme isteminde sadece davanın tarafları bulunabilir. Karar düzeltme süresi, kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gündür.
Karar Düzeltme Nedenleri: Karar düzeltme nedenleri İdari Yargılama Usulü Kanununun 54’üncü maddesinde şu şekilde sayılmıştır:
a) Kararın esasına etkisi olan iddia ve itirazların, kararda karşılanmamış olması,
b) Bir kararda birbirine aykırı hükümler bulunması,
c) Kararın usul ve kanuna aykırı bulunması,
d) Hükmün esasını etkileyen belgelerde hile ve sahtekarlığın ortaya çıkmış olması.
B. Olağanüstü Kanun Yolu: Yargılamanın Yenilenmesi
Yargılanmanın Yenilenmesi Nedenleri: Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, aşağıdaki sebepler dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi istenebilir.
a) Zorlayıcı sebepler dolayısıyla veya lehine karar verilen tarafın eyleminden doğan bir sebeple elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması,
b) Karara esas olarak alınan belgenin, sahteliğine hükmedilmiş veya sahte olduğu mahkeme veya resmi bir makam huzurunda ikrar olunmuş veya sahtelik hakkındaki hüküm karardan evvel verilmiş olup da, yargılamanın yenilenmesini isteyen kimsenin karar zamanında bundan haberi bulunmamış olması,
c) Karara esas olarak alınan bir ilam hükmünün, kesinleşen bir mahkeme kararıyla bozularak ortadan kalkması,
d) Bilirkişinin kasıtla gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun mahkeme kararıyla belirlenmesi,
e) Lehine karar verilen tarafın, karara etkisi olan bir hile kullanmış olması,
f) Vekil veya kanuni temsilci olmayan kimseler ile davanın görülüp karara bağlanmış bulunması,
g) Çekinmeye mecbur olan başkan, üye veya hakimin katılmasıyla karar verilmiş olması,
h) Tarafları,konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında verilen karara aykırı yeni bir kararın verilmesine neden olabilecek kanuni bir dayanak yokken, aynı mahkeme yahut başka bir mahkeme tarafından önceki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmiş bulunması.
i) (Ek: 15/7/2003-4928/6 md.) Hükmün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması.
Yargılamanın yenilenmesi istekleri esas kararı vermiş olan mahkemece karara bağlanır.
Yargılamanın yenilenmesi süresi, (h) bendinde yazılı sebep için on yıl, (ı) bendinde yazılı sebep için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl ve diğer sebepler için altmış gündür. Bu süreler,dayanılan sebebin istemde bulunan yönünden gerçekleştiği tarihi izleyen günden başlatılarak hesaplanır.
Başvuru yetkisi asıl davanın taraflarına aittir. İlgili taraf sebebin gerçekleştiği tarihi izleyen günden başlatılarak 60 gün içinde kararı veren asıl mahkemeye bir dilekçeyle başvurarak yargılanmanın yenilenmesini istemelidir.
Bu istek, esas kararı vermiş olan mahkemece karara bağlanır (İYUK, m.53/2). Mahkeme yukarıda sayılan yenilenme sebeplerinden birisi varsa, yargılanmanın yenilenmesine karar verir ve tekrar yargılama yapar.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
KPSS MEDENİ HUKUKU DERS NOTLARI
23/4/2008 -Kategori: DERS NOTLARI
Örnek
Pervaneli uçak düştü iki kişinin cesedi yok .Yargıcın yitiklik kararı verebilmesi için 3 koşul gereklidir.
1. Alttaki 2 durumdan birinin olması gerekmektedir.
· Kişi ölümü çok olası bir tehlikede bulunması gerekir.
· Kişiden uzun zamandan beri haber alınamıyor olması gerekir.
1. Belli bir sürenin geçmiş olması gerekir. Ölüm tehlikesine dayanarak karar alacaksanız 1 yıl, kişiden haber kesilmişse 5 yıl geçmesi gerekir.
Yitiklik kararıyla birlikte bütün haklar mirasçılara geçer.Kişi gelirse ölmemiş olabilir diye mahkeme mirasçılardan teminat ister.Teminat ; yitiklik kararı ölüm tehlikesine dayanmışsa 5 yıl , haber alınmamasına bağlanmışsa 15 yıl olur.
Evlilik bakımından: Evliliği sürdürmek yada bitirmek sağ kalan eşe kalmıştır.
OLGU 1
A 35 YAŞINDA VE KISITLIDIR. A BİR MALINI SATAR.
a. A EYLEM YETENEĞİ BAKIMINDAN HANGİ GURUBA GİRER.
b. A'NIN YAPTIĞI İŞLEM GEÇERLİMİDİR NEDEN TARTIŞINIZ
c. Bu GEÇERSİZLİĞİN TÜRÜNÜ VE ÖZELLİKLERİ AÇIKLAYINIZ
d. A BAŞKALARINA VERDİĞİ ZARARDAN SORUMLU TUTULURMU
e. A NIN HAK YETENEĞİ VARMIDIR.
İpucu: Sınırlı yeteneksizce yapılan işlem askıda geçersizdir. Yasal temsilci yapılan işleme onay verir ya da vermez. Yasal temsilci yapılan işleme onay verirse Hicaz denir. Sınırlı yeteneksizler işlemlerini yasal temsilcileri ile yaparlar. İşlemden önce izin almak koşulu ile kendi işlemlerini yapabilirler. İzin alınmadan yapılan işlemler yasal temsilcinin onayına bağlıdır. Bu duruma askıda geçersizlik denir.
Askıda Geçersizliğin Sonuçları:
· Sözleşme diğer tarafı bağladığı halde sınırlı yeteneksizi bağlamaz. Yasal temsilciyi baş vurulur.
· Yasal temsilci onay verirse işlem başından itibaren geçerlidir. Yasal temsilci işlemin bir kısmına da onay verebilir. O halde onay verilen kısım geçerlidir. Yasal temsilci işleme onay vermezse işlem iptal edilir.
· B belli bir süre ister. Bu süre zarfında yasal temsilci izin verirse işle4m geçerlilik kazanır. Yasal temsilci bu süre boyunca sessiz kalırsa işlem geçersiz sayılır.
· A (sınırlı yeteneksizler) verdiği zarardan sorumludur.
· A nın hak yeteneği sağ ve tam doğumla başlar
OLGU 2
16 YAŞINDAKİ A, BİSİKLETİ İLE GİDERKEN BİR OTOMOBİLE ÇARPAR. ARACIN SAHİBİ A NIN KAZAYA NEDEN OLDUĞUNU İLERİ SÜREREK 5 MİLYON ZARARIN ÖDENMESİNİ İSTER. YANINDA PARA OLMAYAN A 5 MİLYON LİRALIK BİR SENET İMZALAR.
a. A EYLEM YETENEĞİ BAKIMINF-DAN HANGİ GURUBA GİRER.
b. A OTOMOBİLE VERDİĞİ ZARARDAN SORUMLU TUTULABİLİRMİ
c. A NIN İMZALAIĞI SENET GEÇERLİMİDİR.
d. A NIN BABASININ ARAÇTA YALNIZ 3 MİLYON LİRALIK ZARAR VAR DEYİP ÖDEYECEĞİNİ SÖYLEMESİ BU SORUNUN ÇÖZÜMÜNÜ ETKİLERMİ
İpucu: A ergin değildir. Sezgin ise sınırlı yeteneksizdir. Sezgin değilse tam yeteneksizdir. Tam yeteneksiz ise kişi işlem geçersizdir. A (tam yeteneksiz ) verdiği zarardan sorumlu değildir. A sınırlı yeteneksizse verdiği zarardan sorumludur.
OLGU 3
A ARKADAŞI B YE TELEVİZYONUNU KULLANMAK İÇİN ÖDÜNÇ ALMIŞTIR.
a. A TELEVİZYONU C YE SATARSA C TELEVİZYONUN MÜLKİYETİNİ KAZANABİLİRMİ NEDEN NASIL
b. A B NİN TV SİNİ ÇALMIŞ OLSA İDİ VE DAHA SONRA C YE SATMIŞ OLSA İDİ YUKARDAKİ SORUNUN CEVABI DEĞİŞİRMİ İDİ NEDEN NASIL
c. C ÇALINTI TV Yİ İKİNCİ EL SATAN BİRYERDEN ALMIŞ OLSA İDİ İYİ İNYETİ KORUNURMUYDU NASIL
d. A 18 YAŞINDAN KÜÇÜK OLSA İDİ YANİ HUKUKİ İŞLEM YAPMA YETENEĞİ BULUNMASA İDİ C NİN İYİ NİYETİ KORUNURMUYDU
İpucu: C iyi niyetli ise malın sahibi olur. Fakat mal sahibinin rızası dışında alınmışsa mal C nin olamaz. A sınırlı yeteneksiz ise Yasal temsilci izin vermezse C nin iyi niyeti önem kazanmaz.
OLGU 4
GERÇEKTE A YA AİT OLAN BİR TAŞINMAZ MAL TAPUYA YANLIŞLIKLA B ADINA TESCİL EDİLMİŞTİR. B KAYDIN YANLIŞ OLDUĞUNU BİLMESİNE RAĞMEN TAŞINMAZ MALI C YE SATMIŞTIR.
a. İYİ NİYETİ KİM İSPATLAR
b. TAŞINMAZ MALIN GERÇEK DEĞERİ 6 MİLYAR İKEN C MALI B DEN 1,5 MİLYARA ALMIŞ İSE C NİN İYİ NİYETLİ OLDUĞU SÖYLENEBİLİRMİ
c. C MALIN MÜLKİYETİNİ KAZANABİLİRMİ KOŞULLARINI BELİRTEREK AÇIKLAYINIZ.
d. A ADINA KAYITLI BİR TAŞINMAZI B C YE SATMIŞ İSE C İYİ NİYET İDDİASINDA BULUNABİLİRMİ NEDEN
e. İYİ NİYET HANGİ ANDA ARANIR. 3 VE 4 NOLU SORUKARI DİKKATE ALARAK BU SORUYU YANITLAYINIZ.
İpucu: A malın sahibi olduğunu kanıtlamak zorundadır. A C nin iyi niyetli olup olmadığını ispatlar. 3 kişiler bunu ispatlamak zorunda değildir. 3. kişiler için iyi niyet karinası vardır. İspatlamak zorunluluğu yoktur. Aksini iddia eden ispatlar. C 6 milyarlık malı 1,5 milyara almıyorsa ve resmi sicile güvenerek malı satın almış ise C malın mülkiyetine sahip olur. İyi niyet tapudaki işlemde aranır.
RUHSAL SORUNLARI OLAN 15 YAŞINDAKİ A MALINI B YE SATAR
a. A İLE B ARASINDAKİ İŞLEM GEÇERLİMİDİR. NEDEN NASIL
b. B SATIN ALDIĞI MALI C YE DEVREDERSE MAL GERİ ALINABİLİRMİ . NEDEN KOŞULLARINI YAZARAK AÇIKLAYINIZ.
İpucu: A sezgin ise sınırlı yeteneksiz. Sezgin değilse tam yeteneksizdir. A tam yeteneksiz ise A ile B arasındaki işlem kesin geçersizdir. Mal C den geri alınır. A sınırlı yeteneksiz ise yasal temsilciden onay alınırsa B malın sahibi olur.
OLGU 6
82 YAŞINDAKİ A BASINDAN KALAN ÇOK DEĞERLİ BİR MALI DÜŞÜK BİR FİYATLA B YE SATAR. A NIN OĞLU A NIN YAŞLILIĞI NEDENİ İLE BUNADIĞINI İLERİ SÜREREK İŞLEMİN İPTALİ İÇİN DAVA AÇAR.
a. A NIN HAK YETENEĞİ VARMIDIR. NEDEN AÇIKLAYINIZ
b. A EYLEM YETENEĞİ BAKIMINDAN HANGİ GURUBA GİRER. NEDEN
c. A İEL B ARASINDAKİ İŞLEM GEÇERLİMİDİR.
d. B SATIN ALDIĞI MALI C YE DEVREDERSE MALIN SAHİBİ KİMDİR. NEDEN KOŞULLARINI YAZARAK YANITLAYINIZ.
OLGU 7
SARHOŞ A MALINI B YE SATAR.
a. A NIN EYLEM YETENEĞİ VARMIDIR. NEDEN
b. A İLE B ARASINDAKİ İŞLEM GEÇERLİMİDİR. NEDEN AÇIKLAYINIZ
c. A VERDİĞİ ZARARDAN SORUMLU TUTULABİLİRMİ. A SORUMLULUKTAN NASIL KURTULUR. AÇIKLAYINIZ.
İpucu: a sezgin olmadığı için tam yeteneksizdir. Aile B arasındaki işlem A tam yeteneksiz olduğu için geçerli değildir. Sarhoşların haksız eylem yeteneği tamdır. Verdiği zarardan sorumludur. Ancak sarhoş olasında kusuru yoksa verdiği zarardan sorumlu değildir .
ÖZET
1. Sınırlı yeteneksiz adına yasal temsilci işlem yapar. İşlemden önce yasal temsilci işlem için onay verirse sınırlı yeteneksiz işlemi bizzat kendisi yapabilir.
2. Tam yeteneksiz (sezgin olmayan kişiler) kişilerin yaptığı bütün işlemler geçersizdir. Haksız eylem yetenekleri yoktur.
3. Kesin geçersizlik tam yeteneksizlerim yaptıkları işlemler meydana gelir. Sınırlı yeteneksizlerin yaptığı işlemlerde onay gelmez ise kesin geçersizlik söz konusudur.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
KPSS HUKUK NOTLARI KIYMETLİ EVRAK HUKUKU DERS NOTLARI
23/4/2008 -Kategori: DERS NOTLARI
-GENEL
Hakkın senede bağlı bulunduğu senetsiz dermeyanın (Öne sürmek, Ortaya koymak) ve devri mümkün olmadığı senetlerdir.
ÖZELLİKLERİ
· Hak başkasına devredilebilir olmalıdır.
· Hak nakden değerlendirilebilmeli.
· Hakla senet arasında sıkı bir bağ vardır. Senetsiz hak ileri sürülemez ve devredilemez.
· Soyutluk ilkesi yürürlüktedir. Kıymetli evraklar genelde doğumuna sebep olan işlemden bağımsızdır.
· Kıymetli evrak tipleri kanunda sınırlayıcı sayıda belirtilmiştir.
· Kıymetli Evraklar sıkı şekil şartlarına tabidir.
Kıymetli Evrakın Çeşitli Açılardan Ayrımı
1-Temsil Ettikleri Hakkın Türü Açısından
a) Para Senetleri: Senette ifadesi bulunan hak paradır.
Bono
Poliçe
Tahvil
b) Pay Senetleri: Senetteki hak bir ortaklık payıdır.
Hisse senetleri
c) Emtia Senetleri: Senetteki hak bir mal üzerindeki mülkiyet hakkını veya aynı hakkı (Eşya üzerinde tasarruf yetkisi veren ve herkese karşı ileri sürülebilen haklar)ifade eder.
Makbuz Senedi:Umumi mağazalara bırakılan mal karşılığında çıkarılan kıymetli evrak niteliğinde senet.
Varant: Umumi mağazalar tarafından çıkarılan ve bu mağazalara bırakılan malların rehin haklarını temsil eden senet.
Konişmento: Bir eşyanın gemiye yükletildiğini veya yükletilmek üzere teslim alındığını belgeleyen ve malı temsil eden,taşıyan tarafından düzenlenmiş kıymetli evrak niteliğinde senet.
2-Hakkın Senetten Önce Varolup- Varolmaması
a )Yaratıcı Senetleri: Hak ancak senetle doğuyorsa
Bono
b ) Açıklayıcı Senetler:Hak senetten öncede varsa
Hisse Senedi
3-Düzenlemesine Sebep Olan İşlemle İlişkisi
a) Soyut Kıymetli Evrak
· Kambiyo Senetleri: Poliçe-Bono-Çek
b) İlli (Nedensellik)
· Nama Yazılı Senetler:Konişmento
4-Devir Şekilleri Bakımından
· Nama yazılı
· Emre yazılı
· Hamiline yazılı
a)Nama Yazılı Senetler: Belli bir kişinin adına yazılı olup onun emrine kaydını içermeyen ve yasal olarak da emre yazılı senetlerden sayılmayan kıymetli evrak. Ada yazılı senet.
Tedavül kabiliyeti (Sürümde olma,, Dolaşım) en az ve en zor olandır.
Nama yazılı kıymetli evrakın devri , Devir Beyanı+Teslim ile olur.
b)Emre Yazılı Senetler: Ya senet lehine düzenlenen kişinin adından sonra emrine kaydı bulunmalı, Ya da öyle bir kayıt bulunmamakla beraber senet kanunen emre yazılı senetlerden sayılmalıdır.
Poliçe, Bono, Çek kanunen emre yazılı senetlerdir.
Emre Yazılı Düzenlenemeyecek Senetler
· İpotekli Borç Senedi
· İrat Senedi
· Pay Senedi
· Tahviller
İpotekli Borç Senedi: Taşınmaz rehniyle güvence altına alınmış, kişisel bir alacağı içeren kıymetli evrak niteliğinde senet.
İrat Senedi: Bir taşınmaz (gayrimenkul) üzerinde taşınmaz yükümlülüğü (gayrimenkul mükellefiyeti) olarak kurulan alacağı içeren kıymetli evrak niteliğinde senetler.
Pay Senedi: Anonim vb. şirketlerde payları temsil etmek üzere çıkarılan kıymetli evrak niteliğindeki senetlerdir.
Tahvil: Anonim ortaklıkların ya da devlet ve öteki kamu kuruluşlarını borç para sağlamak için çıkardıkları kıymetli evrak niteliğindeki senetlerdir.
Emre yazılı senetlerin devri, Ciro+Teslim ile olur.
Ciro:Senedin arkasına yapılan bir devir beyanıdır.
Senedin arkasında yer kalmamışsa senede yapıştırılacak ve Alonj adı verilen kağıt parçası üzerine yapılır.
CİRONUN TÜRLERİ
1.Amaç Yönünden
· Temlik Cirosu
· Rehin Cirosu
· Tahsil Cirosu
2.Biçim Yönünden
· Tam Ciro: Devredilen kişinin kimliği bellidir.
· Beyaz Ciro: Sadece devredenin imzası vardır. Devredilen kişi belli değildir.
c)Hamiline Yazılı Senetler
Hamiline yazılı senetlerin devri en kolay olan senetlerdir. Devir için teslim yeterlidir.
Hamiline Düzenlenebilecek Senetler:
1. Çek
2. İpotekli borç Senedi
3. Pay Senedi
4. Tahviller
5. İrat Senedi
Hamiline Düzenlenemeyecek Senetler:
1. Makbuz Senedi
2. Varant
3. Poliçe
4. Bono
1. Senet metninden doğan def’iler senet metninden anlaşılan def’ilerdir. Örn:Vadenin henüz gelmemiş olduğu veya senedin zamanaşımına uğramış olduğu def’i gibi.
2. Senedin hükümsüzlüğüne ilişkin def’iler şeklen geçerli bir senet olmasına rağmen bu senetle sorumluluk altına giren kişilerin bazısına karşı senet hükümsüz olabılır. Örneğin; imzalardan biri sahte (taklit) olabilir.Bu durumda imzası sahte olan kişi açısından senet hükümsüzdür. Bununla birlikte sadece bu kişi herkese karşı senedin hükümsüzlüğünü ileri sürebilir. Senette imzası bulunan diğer kişiler, imzaların bağımsızlığı ilkesi gereği bu hükümsüzlük def’ini ileri süremezler.
3. Kişisel Def’iler: Senedin metni dışında kişisel ilişkilerden doğan def’ilerdir. 3. Kişilere karşı ileri sürülemez,ancak bu kişiler bile bile borçlunun zararına hareket etmişlerse bu def’iler onlara karşı da ileri sürülebilir.
DEF’İ: Bir talep karşısında hakkı kabul edip fakat özel bir sebebe dayanarak ödemekten kaçınma yönünde yapılan savunmadır
Kıymetli evrak kaybolduğunda hak da kaybolmaz, fakat talep de edilemez. Talep edilebilmesi için Ticaret Mahkemesine başvurup kaybedildiğinin tespit ettirilmesi lazımdır. Bununla birlikte eski senedin iptali ve yeni senedin düzenlenmesi konusunda karar alınır.
Hamile yazılı senetler iptal edilemez.
Poliçe : Üçlü bir ilişkiyi düzenleyen senettir.
Keşideci : Senedi düzenleyen,
Muhatap : diğer bir kişiye,
Lehdar : poliçede ismen gösterilmiş olan kimseye belli bir ödeme emrini verir.
Keşideci : senedin ilk borçlusu
Lehdar : senette alacaklı olarak gösterilen,
Ciranta : senedi devralmış, devretmiş kişiler,
Hamil : son elinde bulunduran kişi.
Poliçede şekil şartları
1 Poliçe kelimesi
2 Kayıtsız, şartsız bir bedelin ödenmesi emri
3 Ödeyecek kimsenin (Muhatabın) ad ve soyadı
4 Vade
a Belli bir günde
b Keşide tarihinden itibaren belli bir süre sonra
c Görüldüğünde
d Görüldüğünden belli bir süre sonra
5 Ödeme yeri
a İkametgahlı poliçe
b Adresli poliçe
6 Lehdar
7 Keşide günü ve yeri
8 Keşidecinin imzası
Senet metninde “Poliçe” kelimesinin bulunması gerekir. Metinde “poliçe” kelimesi yoksa senet açıkça emre yazılı olması kaydıyla “Emre yazılı havale” açıkça emre yazılı da değilse “Hükümsüz” sayılır.
Poliçede belli bir bedelin ödenmesi hususunda kayıtsız, şartsız bir emri içermektedir. Aksi halde batıl (Geçersiz) olur.
Poliçede bedelin belirli olmasına karşın, “Görüldüğünde” ve “Görüldüğünden belli bir süre sonra” vadeli poliçelerde gösterilen bedelin üzerinden faiz şartı konulabilir.Bedel senede rakam veya yazı ile yazılabilir. Sadece yazı ile de olabilir. Rakamla yazı arasında bedelde farklılık varsa yazı ile yazılmış olan bedel geçerlidir.
Muhatabın adı ve soyadı, poliçenin esaslı şekil şartıdır. Tacirler üzerine çekilen poliçelerde ticaret ünvanı yazılmalıdır. Tüzel kişilerde ticaret ünvanı yazılmalıdır. Muhabın adı, soyadı yanında ayrıca adresinin gösterilmesi şart değildir. Fakat ödeme yeri gösterilmemişsi, muhatabının ad- soyadının yanında bir yer adı yoksa poliçe hüküm ifade etmez.
Normal olarak poliçeye bir vade konulur. Vadenin yazılması esaslı bir şekil şartı değildir. Poliçede vade yoksa, poliçe geçersiz sayılmaz. Poliçe “görüldüğünde ödenecek vadeli poliçe” sayılır.
a)12 Şubat 1998’de ödeyiniz.
b)Düzenlenmesinden 20 gün sonra ödenecek
c)Bu durunda poliçenin vadesi, düzenlendiği anda belli değildir. Vadenin kesinleşmesi için bu poliçenin ilk önce muhataba kabul için ibrazı gerekir. Kabul olunduğu anda tarih “Tarih Tespit Protestosu” ile belirlenir.
Poliçede ödeme yerinin gösterilmesi gerekir. Ödeme yeri gösterilmemişse muhatabının ad ve soyadının yanında gösterilen yerde keşide edilmiş sayılır. Eğer burada da yer gösterilmemişse, poliçe Batıl (Geçersiz)dır.
a) Keşideci poliçeyi düzenlerken muhatabın ikametgahının bulunduğu mülki birlik içinde başka bir adreste ödeyeceğini beyan etmesidir.
b) Muhatap poliçeyi kabul ederken poliçeyi, kendi ikametgahında değilde, ikametgahının bulunduğu mülki birlik içinde başka bir adreste ödeyeceğini beyan etmesidir.
Lehdar gösterilmeden poliçe düzenlenemez. Poliçe hamiline düzenlenemez. Lehdarın ad ve soyadını bulunması zorunludur.
Poliçenin düzenlediği tarih ve yer poliçe üzerinde yer almalıdır. Keşide yeri düzenlenmemişse, keşidecinin soyadının yanında gösterilen yerde keşide edilmiş sayılır. Eğer burada da yer gösterilmemişse , poliçe batıldır.
Poliçede, keşidecinin imzası yoksa, poliçe geçersizdir. İmzanın mutlaka elyazısı ile olması gerekir. Yetkili temsilci varsa, O’ da imzalayabilir.
BEYAZ POLİÇE
Beyaz bir kağıt üzerine imza atıp, vermek veya poliçenin belli kısımlarının doldurulup bazı kısımları açık bırakılmak suretiyle düzenlenen poliçedir. Lehdar bu poliçeyi istediği gibi doldurabilir.
İMZALARIN İSTİKLALİ İLKESİ
Poliçeye imza koyarak sorumluluk altına giren herkes, diğerinin sorumluluğundan ayrı ve bağımsız sorumluluk altına girer. Diğer imzalar geçerli olmasalar bile her imza sorumluluğunu korur. Her imza atıldığı andaki senet metni ile sorumludur.
POLİÇEDE KABUL
Kabul sadece poliçede söz konusu olur. Bono ve çekte olmaz. Kabul, muhatabı, kambiyo ilişkisine sokan taahhüttür. Muhatap keşideciye gerçekten borçlu da olsa, kabule zorunlu değildir.
Poliçe üzerine “kabulündür” veya benzeri bir şey yazılarak atılacak imza veya sadece imza atmakla yapılır. Muhatabın taahhüt ve sorumluluğunun doğduğu an imza attığı andır. Muhatap kabul ettikten sonra senedi geri vermeden kabul şerhini çizebilir. Bu takdirde kabul olmamış sayılır.
Kabul, kural olarak “kayıtsız, şartsız olmalıdır.” Bu kuralın istisnası; muhatabın, kısmen kabulüdur. Diğer bir istisna adresli poliçedir.
Poliçe, keşide edildiği günden vadeye kadar kabul için ibraz edilebilir. Vade günü ödeme için ibraz yapılır. Kabul hangi gün olmuşsa o günün tarihi atılır. Görüldüğünde ödenecek poliçelerde “ kabul söz konusu değildir.” Kabul için ibraz yeri, muhatabın ikametgahıdır. Poliçenin kabulü için muhataba ibrazı kural olarak isteğe bağlıdır.( İhtiyaridir.)